Viyana Ekolü’nün ismini alması, Carl Menger ile daha sonraki yazılarımda değineceğim Schmoller’in zamanında başını çektiği Alman Tarihçi Okulu arasındaki ‘Methodenstreit’ (metodoloji tartışması) ile sadece iktisatçıların değil tüm sosyal bilimler ile meşgul insanların hayatına doğan ‘Metadolojik Bireyselcilik’ kavramıyla başlamaktaydı fakat Avrupa’nın ortasında, skolastik düşünce geleneği ve Thomas Aquinas ardından aydınlanma çağının baş aktörleri, bilimsel yöntem feylesofları Bacon ve Descates ışığında aykırı rahip Franz Brentano’nun Viyana Üniversitesi’nde felsefe profesörlüğü zamanında Carl Menger ile yakın dostluğunun, Ekonomi’ye büyük ışık saçan bu Okul’un üzerindeki etkisi hiç de gözardı edilemeyecek kadar büyüktü. Ve ‘yöntemsel bireycilik’in (methadolojical individualizm) ve ‘özselcilik’in (subjectivism) asıl köklerini araştırmak isteyen biri belki ileriki zamanlarda daha ayrıntılı çalışmalar yapmak için benim de uygulamaya çalışacağım gibi, Richard Cantillon ve Adam Smith öncesi iktisadi düşüncede aramakla başlamalıydı işe.
Araştırmalarım ve makale taramaların ardından yalnızca Avusturya İktisat Okulu için değil, sosyal bilimlerde metodoloji hakkında bilgi sahibi olunması açısından karşılaştırmalı olarak Menger ve Mises’in fikirlerinin olumasında katkıları bulunan felsefecileri veriyorum sırayla:
Antik çağ:
Aristotales (özellikle)
Platon
Sokrates
Skolastik:
Thomas Aquinas
Deneyselcilik ve Bilimsel yöntem:
Francis Bacon
Rene Descartes
John Locke
David Hume
Ve
Franz Brentano
Son ve En Önemlileri olarak da:
Immanuel Kant
Friedrich Hegel + Alman Tarihçi Okulu
Arthur Schopenhauer
ANIL GİRİNCİ
2 comments:
Senin Avusturya okulunu bu kadar sevdiğini bilmiyordum be hocam. Şaşırdım vallahi. Metodolojik bireycilik esasında tam da "özcü" yaklaşımı dolayısıyla kör bir bakışa sahip. Bu noktada Marx'ın "maddi koşullar" vurgusu bence bariz derecede daha açıklayıcı. hayır işin ilginci iktisadi otizme götüren okullardan biridir de. Bütün "büyük" iktisadi modellerimizde bile bu metolojik bireyciliğin baskısı vardır. Neyse şimdi uzar gider...
Elbetteki sizin yazılarınızı okuyabilmek için temel iktisat bilgisi gerekmektedir. Yani özel bir kesime hitap ediyor olduğunuzun farkındayım. Fakat toplumumuzdaki iktisatçıların dair, iktisata belli bir bakış açısına sahip olmadıkları ortadadır. Bu nedenle iktisada Viyanadan bakmadan önce daha açıklayıcı, daha özlü ve daha bilgilendirici yazıları kaleme almak daha rasyonel olabilir.
Yine de emeğinize sağlık. İnsan anlayamayınca böyle şeyler söylüyor işte. Saygılar...
Post a Comment