Saturday, August 9, 2008

Post Otistik Iktisat

.

Fransa’nın önemli yükseköğrenim kurumlarından biri olan Ecole Normate Superieure’un öğrencilerinin 2000 yılında yayınladığı bildiri şu cümle ile bitiyordu;

“Artık bize empoze edilen bu otistik bilimi istemiyoruz.”


Bildiri, öğrencilerin almakta olduğu iktisat eğitiminden duyduğu hoşnutsuzluğu dile getiriyordu. Aslında sıkıntı , iktisadın modellemeyi tek başına bir amaca dönüştürerek , içine girdiği aşırı biçimselliğin gerçek bir şizofreni yaratmasından kaynaklanıyordu.İktisat eğitiminde iktisadın gerçeklerle olan bağlarının kopartılıyor ve otistik bir hale getiriliyor oluşundan hareketle , bildiride şu birkaç temel talep dile getirildi:


1. “
Kurgusal dünyadan kurtulmak istiyoruz!

2. Matematiğin kontrolsüz kullanımına karşıyız!

3. İktisattaki yaklaşımlarda çoğulculuğun tarafındayız!”


Birinci talep, iktisat eğitiminin , dünyadaki gerçek iktisadi sorunlarla başa çıkamadığı ve öğrencilere çevrelerindeki olayları yorumlayabilecekleri malzemeyi sunmadığı gerçeğinden hareket ediyor ve müfredata daha fazla güncel tartışmayı içeren derslerin eklenmesi isteğini dillendiriyordu.


İkinci talep, Post Otistik İktisat hareketinin, en çok konuşulan ve en çok yanlış anlaşılan yanını oluşturuyordu. Öğrenciler , “ Matematiğin , bir araç olarak kullanımı zorunludur fakat matematiksel biçimselliğe , bir araç olarak değil de kendi başına bir amaç olarak başvurmak , gerçek dünyaya ilişkin gerçek bir şizofreniye yol açmaktadir “ diye özetledikleri görüşleriyle, matematiğin önemini vurguluyor ancak matematiğin , yalnızca “doğru yerde” kullanılıp, kendi başına bir amaca dönüştürülmemesini talep ediyorlardı.


Üçüncü talep ise , doğrudan neoklasik teorinin iktisattaki hegemonyasına karşı idi.Öğrenciler, özellikle dünyadaki iktisadi gerçeklerle uyumlu bir eğitimin verilebilmesi için ; çoğulcu, yani yalnızca neoklasik öğretiyi değil, diğer iktisat okullarının teorilerini de aktaran bir eğitim almak istiyorlardı. Onların karşı oldukları şey , neoklasik öğreti değil, neoklasik öğretinin hegemonyası idi.


“Post Otistik İktisat “ ismindeki ‘otistik’ kelimesi, “ anormal subjektiflik ,gerçeklerden çok hayal dünyasını tercih etmek” anlamında kullanılıyordu. Neoklasik iktisadın otistik olduğu iddia edilmiyor ama iktisadi gerçekliğin , yalnızca neoklasik çerçeveden incelenmesinin otistik sonuçlar doğurduğu savunuluyordu. Nitekim herhangi bir teori , aynı şekilde davranarak otistik sonuçlar doğurabilirdi. Eğitimde çoğulculuk talep edilmesinin nedeni de buydu.İstenen şey , neoklasik teorinin yanına diğer teorilerin de koyulmasıydı.


Hareket , Fransa’da öğrenciler arasında yavaş yavaş hız kazanmaya başlarken , Haziran ayında Le Monde’un , öğrencilerin bildirisini haber yapması, Post Otistik İktisat Hareketini bir anda bütün dünyaya tanıttı. Fransa’nın önemli gazete ve dergileri , konuya ilişkin bir çok haber yaparak, tartışmayı uzun süre gündemde tuttu. Le Monde gazetesi, Michel Vernieres , Jean-Paul Fitoussi ve Daniel Cohen gibi Fransa’nın ünlü iktisatçıılarıyla görüşüp ,öğrencileri destekleyen görüşlerini sayfalarına taşıdı. Bu haberler , geniş bir kamuoyu yaratılmasını sağladı.Fransa radyo ve tv kanalları da hareketi duyurdu. Aynı hafta içinde öğrenci bildirisi Fransa içinde 500’den fazla iktisatçı tarafından imzalandı.


Tartışmanın gündeme oturması , hükümeti konuya müdahale etmeye zorladı ve Fransa eğitim bakanı Jack Lang; Le Monde’a yaptığı açıklamada , konuyla yakından ilgileneceğini bildirdi. Bunun ardından Fransa’da iktisat eğitiminin incelenmesi için kurulan ekibin başına J.P.Fitoussi getirildi. Fitoussi, bir rapor hazırlayarak hükümete sundu. Rapor, eğitimde çoğulculuk talebine değinmemekle beraber , genel olarak öğrencilerin taleplerinin haklılığını savunuyordu.

Bu arada üniversitelerde yaratılan hareketlilik de giderek arttı. Öğrenciler ve öğrretim üyeleri arasında birçok tartışma yapıldı, konferanslar düzenlendi, bildiriler ve broşürler yayınlandı. En çok satan ders kitaplarının eleştrisi , mikroekonomi derslerinin gerçek dünyayla ilgisi gibi konularda ateşli tartışmalar yaşandı. Öğrenciler, alternatif bir müfredat önerisinde de bulundu. Geleneksel müfredatlara örnek olarak verilen ve %90 ‘ını analitik derslerin oluşturduğu Chicago Üniversitesi müfredatı ile Post Otistik İktisat Hareketi`nin teorik derslerin sürdürülmesini ama bunlara iktisadi ve sosyal tarih , kurumlar , teori tarihi , siyaset ve ahlak felsefesi gibi derslerin eklenmesini öngören alternatif müfredatının karşılaştırılması yapıldı.


Üniversitelerde bu hareket artarak devam ederken , muhalif hareket de 31 Ekim 2000’de Le Monde’da yayınlanan 8 makale ile tartışmaya katıldı. Nobel ödüllü Amartya Sen ile yapılan bir röportajın da yer aldığı sayfalarda genel olarak öğrencilerin taleplerini saptırma , özellikle de matematiğin yerine ilişkin taleplerini, sanki öğrenciler matematiği müfredattan dışlamak istiyormuş gibi bir izlenim vererek eleştirme yolu seçildi. Bu başarısız muhalif çıkış yalnızca hareketin kamuoyu önünde daha da güçlenmesine hizmet etmiş oldu. Öğrenciler de yayınladıkları bir karşı bildiriyle konumlarını güçlendirdiler.


Fransa içinde medyanın gösterdiği yoğun ilgiye karşın Post Otistik İktisat Hareketi , dünyaya internet üzerinden yayıldı. Öğrenciler , bildirilerini hemen internete taşıdı. “Autisme-economie.org” web sitesi öğrenci bildirilerini ve bazı fransızca makaleleri yayınlarken, editörlüğünü Edward Fullbrock’un yaptığı “post autistic economics network” , ingilizce içeriği nedeniyle dünya çapında bir bülten yayınladı. Post Otistik İktisat hareketi , dünya üzerinde, 145 ayrı ülkeden binlerce takipçisi bulunan bu bülten üzerinden izlenmeye başlandı. Takip eden aylarda, dünyanın değişik ülkelerinde yayınlanan öğrenci bildirileri , bu web sitesinden yayınlandı ve ziyaretçilerin imzasına açıldı.


Bu hareketin, iktisadın genel krizinin bir yansıması olmasına karşın, ilk olarak Fransa’da başlamasının bazı özel nedenleri vardı. Fransa , tarihsel olarak radikal eğilimlerin her zaman güçlü olduğu bir ülke oldu. Son dönemde Fransa’da , kamu iktisadi teşebbüslerine , evsizlere , sosyal meselelere ilişkin birçok tartışma yaşanıyordu. Son yıllarda ülkenin içinde bulunduğu iktisadi durgunluk ve yüksek işsizlik oranları, ekonominin içinde bulunduğu durum kadar iktisadın da sorgulanmasına yol açıyordu. Fransa entelektüel geleneğinde, sosyal bilimlerin yeri, büyük önem taşıyordu. Öğrenciler, tarihin, siyaset biliminin, felsefenin öneminin farkındaydı ve bunların iktisat üzerinde de etkili olmasının gerekliliğine inanıyorlardı. Fransa’daki eğitim bundan 30 yıl önce çok daha çoğulcu olmasına karşın, son dönemde hızla iktisadi ortodoksluğun etkisi altına girmeye başlamıştı. Paris’te 1992’deki bir konferansta Edmond Malinvaud, “iktisat toplumla değil, hipotez testiyle ilgili bir araştırma alanıdır” derken , Fransa’da iyice güçlenmeye başlayan bu eğilimi temsil ediyordu. Post Otistik İktisat Hareketi de, tam olarak bu cümlenin simgelediği anlayışa karşı çıkıyordu.


Post Otistik İktisat Türkiye’deki öğrenciler ve öğretim üyeleri arasında da heyecan yarattı. İktisat dergisi, bir sayısını iktisat eğitimine ayırırken , Post Otistik İktisat Hareketi`ne geniş yer verdi. Ayrıca İzzettin Önder, Ahmet İnsel, Hülya Kirmanoğlu gibi akademisyenler, hareket üzerine makaleler yazdılar. Hem İstanbul Üniversitesi, hem de ODTÜ öğrencileri, hareketi destekleyen bildiriler yayınlayıp, tüm öğretim üyelerini konu üzerinde tartışmaya davet ettiler. “ Ceteris Paribus” web sitesi Post Otistik İktisat hareketine bir sayfa ayırıp, ilgili tüm Türkçe metinleri bir araya getirdi ve bazı çeviri çalışmaları yaptı. Bununla beraber, tartışmalar, ne yazık ki, Avrupa’daki kadar geniş bir katılım bulamadı.

Yusuf Ekici

2 comments:

N. Emrah AYDINONAT said...

Size sınav sorusu:

1. Sizce, aşağıdakilerden hangisi post-otistik iktisat akımıdır?
a. Deneysel iktisat
b. Davranışsal iktisat
c. Nöro iktisat
d. Schumpetergil evrimci iktisat
f. Computational(?) İktisat
e. hepsi
f. hiçbiri

:)

U.Baris Urhan said...

Keske "noro-iktisat, deneysel iktisat ve davranissal iktisat" diyebilseydim :)